Budizmîn temel eserlerinden biri olan Şantideva'nın Bodhiçaryavatara'sını Korhan Kaya'nın çevirisindeki bölümlere göre sırayla, Budizmin bazı kavramları ile ilişkisini de ele alarak, yorumlamaya karar verdim, yazana ve okuyana kolaylık olması umuduyla.
Birinci Bölüm — Bodhi Zihnine Yakarış
Şantideva'nın bu eseri yaratmasını Budist bir eylem olarak düşünüyorum. Özellikle uyuyan Buddhalar için bu metni ortaya koyarak yapabiliyorken "iyilik" yapmayı seçmesi onun Bodhi zihninin bir yansıması denilebilir. Bu bölümde değinildiği gibi, başkalarına fayda sağlayacak şekilde eyleme geçerek karmasını işlemeye başlayan biri, bu yolda kendisini de şifalandırıyordur. Herhangi bir beklenti içine girmeden ve bağıl gerçekliğe yapışıp kalmadan da yaşamak mümkündür.
İkinci Bölüm — Günahların İtirafı
İnsanız sonuçta, farkında veya değil, kötü eylemlerle dolu hayatımız. Yine de çabayla ve farkındalıkla Dharma'yı izleyerek daha iyi bir karma oluşturabilir insan. İşte bu Boddhisatvalardır dünyayı yaşanabilir kılan. Onlara ve onların yoluna teslim olarak, yaşamın geçiciliğini unutmadan, Nirvana'ya doğru akarak, ölüm korkusunu yenmeye çabalayan birini okuyoruz burada.
Üçüncü Bölüm — Bodhi Zihninin Benimsenmesi
Burada bana ilk yansıyan şey niyet etmek. Dukkha'dan kurtuluş, önce onu istemek ve devamlı bir çaba içinde çalışmak demektir. Bütünün hayrına olacak şekilde yaşamı sürdürmek gerekli Nirvana'ya ulaşabilmek için. Onlardan zarar görse de kişi, herkesin iyiliğini istemeli ki ancak o şekilde aydınlanma yolundaki yolculuğuna devam edebilir. Yol mücadelelerle dolu olabilir fakat önemli olan arada mola verilse de kararlılıkla devam etmektir. Bu yol, insanı iyileştirir ve daima sığınabilecekleri bir liman gibidir. Mutluluk amaç olmasa da bu sürecin doğal bir sonucu olarak gelir.
Dördüncü Bölüm — Bodhi Zihninde Uyanık Olma
Acele etmeden, etraflıca düşünüp, bilgece karar vererek azimle ilerlemelidir insan. Zaman zaman hata yapabilir, kurtulmaya, kaçmaya yahut kabul etmeye çalıştığı bağımlılıklarının peşinde sürüklenebilir. Kendini tanıyamaz hale de gelebilir. Üzüntü ve ıstırap sonsuzdur ve Dukkha'dan kaçış yoktur fakat yine de evrendeki herkesin ve her şeyin birbirine bağlı olduğunu unutmadan çabalamaya devam etmeli. İşte o zaman acının gücü ve etkisi azalmaya başlar.
Beşinci Bölüm — Uyanıklığın Korunması
Zihin kıpır kıpırdır ve oradan oraya atlar durur. Onu dinginleştirmek de kişinin kendi elindedir. Tüm kötülükler zihinde başladığı için zihni eğitmek gerekir. Kontrol edilebilecek tek şey insanın kendi aklı ve eylemleridir. Kişi her daim uyanık ve düşünceleri ile eylemlerinin farkında olmalıdır. Elbette bunu başarmak kolay değildir. Önce durup gözlemlemek gerek kendini, bedenini ve zihnini, ayırdına varabilmek için itkilerinin. Bir de, huzura erişebilmek için her zaman ön koşul olmasa da birtakım acıların içinden geçmek gerekir. Bir kez bile uyandı mı insan, eski haline dönmesi pek de mümkün değildir. Bu yüzden dağılan zihnini, korkmadan, merkeze çekmeli ve Dharma'yı hatırlayıp kendi özüne gelmeli. Bu bölümde, son olarak, belli davranış kurallarından bahsediyor Şantideva.
Altıncı Bölüm — Sabrın Mükemmelliği
Üç kök zehirden biri olan nefretin ne kadar güçlü bir duygu olduğunu ve insana ne kadar zarar verebileceğini görüyoruz burada. Bu zehre kapılmak pek kolay fakat yenmesi zordur. Yine de çözümü olan bir şeye takılıp kalmak yerine sabırla onu aşmak için çabalamalıdır insan. Her şeyin geçici olduğu bilinciyle yaşayan biri zaten nefretinin veya öfkesinin anlamsızlığını kavrayabilir. Nedenleri vardır muhakkak fakat bu duyguların yalnızca kendisine özgü olmadığını bilirse esneklik kazanması daha kolay olabilir. Ayrıca bu duyguların sebeplerini bulursa bunlar ona zarar vermenin yanı sıra yoluna rehberlik edebilirler. Bağıntılı varoluşu unutmadan herkesin iyiliği için doğru eylemlerde bulunmak kıymetlidir.
Yedinci Bölüm — Gayretin Mükemmelliği
Samsara döngüsünü idrak etmeyenin veya üç zehre kapılanın acı çekeceği bir gerçektir. Fakat bu büyük acıyı aşmak için görece daha az acıtan bir yoldan da geçmek gerekebilir. Kimisinin yolu epey uzundur ve çokça çaba gerektirir, fakat zorlamadan. Dolayısıyla bu bölümde bahsedilenler çabasız çabayı da hatırlatıyor bir yandan. Ayrıca Şantideva'nın vurguladığı konulardan biri de kibrin insanın pek çok kez karşısına çıkacak düşman gibi olduğu ve doğru çabayla yenilebileceğidir.
Sekizinci Bölüm — Düşünsel Yoğunlaşmanın Mükemmelliği
Zihinsel disiplinin daha belirgin bir şekilde devreye girdiği bölüm gibi. Dünyevi şeylere bağlılık kök zehirlerin nedenidir. Odaklanmanın veya meditasyonun, nasıl adlandırdığımıza bağlı, insanın işini kolaylaştırabileceğini anlatıyor. Cahillerle bir arada olmaktansa yalnızlık tercih edilebilir, böylece zihin daha kolay kontrol edilebilir. Ölümün kaçınılmaz olduğu bir dünyada geçici olan şeylere üzülmek nafiledir. Yalnızca bedensel zevklerin ve/ya zihinsel tutkuların peşinde koşanların Bodhi zihnine ulaşmaları pek mümkün değildir ve onların, bu dünyada, çektiği ıstırap adeta cehennem azabı gibidir. Herkes biricik olsa da eşittir ve ortak duygulara sahiptir. Bu gerçekliği ve birbirimize bağlı olduğumuzu unutmadan, kişi, herkesin iyileşmesine katkı sağlamak için kendini iyileştirmelidir. Empati yapmak da önemlidir.
Dokuzuncu Bölüm — Bilgeliğin Mükemmelliği
Öğrendiğimiz ve deneyimlediğimiz tüm bilgiler bilgeliğe ulaşmak içindir. Kişi, deneyimsel bilgiyi ancak kendi deneyimleyip, kendi süzgecinden geçirdiğinde onu bilgeliğe dönüştürebilir. Şantideva burada boşluğun üzerinde duruyor. Bahsedilen boşluk hiçlik demek değildir. Her varlığın temeli olan boşluktur bu, tüm sınırların ve yanılgıların ötesinde. Bunu kavradığımızda aydınlanabiliriz ancak. "Ben" ne benim fiziksel biçimim, ne hislerim, ne duygularım, ne algılarım, ne düşüncelerim, ne de bilincimdir. Sürekli değişen bu unsurların toplamıdır ben. Dolayısıyla diğer varlıklarla etkileşimin sonucu ortaya çıkan her şey de değişkendir.
Onuncu Bölüm — Bodhi Konusunu Bitiriş
Metin burada tüm varlıklara sunulan iyi dileklerle sonlanıyor ve Bodhi zihninin doğuşu kutlanıyor, herkese şifa olması dileğiyle.
Haziran 2023, Bursa
Meltem Dramer